1/7

Nüfus            : 202,768,562

Yüzölçümü   : 8.515.767 km2 (5)

Başkent        : Brasília

En büyük      : São Paulo 

Resmî dil      : Portekizce

Para Birimi   : Real ( BRL) 

Dini               : % 73 Roman Katolik,
                        % 15.4 Protestan,
                        % 7.35 Ateist, %3,4 Diğer 

BREZİLYA HAKKINDA İLGİNÇ BİLGİLER

  • Brezilya dünyanın en kalabalık 5. ülkesidir
     

  • Alaskayı dahil etmezsek eğer, yüz ölçümü olarak A.B.D’den daha büyüktür.
     

  • Güney Amerika’da bulunan 12 ülkenin 10’una komşudur. (Ekvator ve Şili)
     

  • ABD'den sonra dünyada ki en fazla havalimanına sahip ülkesidir.
     

  • 2008'de kabul eden Sağlık Reformu ile cinsiyet değiştirme ameliyatları ücretsiz yapılmaktadır.
     

  • Güney Amerika Kıtasının %47.3'nü kaplamaktadır.
     

  • 2015 itibari ile dünyanın en büyük 7. ekonomisidir.
     

  • Son 150 yıldır dünyanın en büyük kahve üreticisidir.
     

  • Brezilya'da satılan yeni arabaların %92'si yakıt olarak şeker kamışından yapılan etanolü kullanmaktadır. 
     

  • Solaryum yataklarını yasaklayan ilk ülkedir.
     

  • Bir araştırmaya göre kırsal kesimde yaşayan erkeklerin %35'i bir hayvanla beraber olmuştur.
     

  • Brezilya'nın başkenti Brasilia yukarıdan bakıldığında bir uçağa benzemektedir.
     

  • Savaş gemisini E-Bay sitesi üzerinden satmayı denemiştir.
     

  • Rio de Janeiro bir zamanlar Portekiz'in başkenti olmuştur. Bu da Rio'yu Avrupa dışında ki tek Avrupa başkenti yapmıştır.
     

  • Japonya dışında yaşayan en büyük Japon topluluğu Brezilyada'dır.
     

  • Rio de Janeiro 'Ocak Nehri' demektir. Ve yanlışlıkla bu ismi almıştır.
     

  • 2016'da ki Brezilya Olimpiyatları ile bu organizasyon ilk defa bir Güney Amerika ülkesinde organize edilmiştir.
     

  • Tarihi boyunca yaklaşık 4 milyon Afrikalı köle olarak Brezilya'ya getirilmiştir.
     

  • 2010 yılında ki genel seçimlerde Tiririca adında bir palyaço milletvekilliğine aday olup, o seçimde en yüksek oy alan aday olmuştur.

BREZİLYA TARİHİ

1500’de Portekizlilerden önce Brezilya’ya dair çok ayrıntılı bilgiler yok. Arkeolojik kazılarda bulunan bir çok çanak ve çömlek bize 1500 öncesi kompleks bir sosyal yapının varlığını kanıtlıyor. 

 

Portekizli koloniciler Brezilya’ya vardıktan ancak 300 sene sonra 1889’da Brezilya bir cumhuriyet halini alabiliyor. Uzun diktatörlük dönemlerinden sonra ülke 1980'lerin sonunda kalıcı bir demokratik yapıya bürünüyor. 

 

23 Nisan 1500’de Portekizli kaptan Hindistan’a gitmesi gerekirken kendini yanlışlıkla Brezilya kıyılarında buluyor, ve yanlışlıkla da olsa keşfettiği bu yeni toprakları Portekiz krallığına ait olduğunu ilan ediyor. Aslında 1498’de burayı ilk defa İspanyol kaşifler buluyor fakat Portekiz ve İspanya arasında imzalanan anlaşmaya göre meridyenin doğu tarafında kalan bütün topraklar Portekizlilerin, batısında kalanlar ise İspanyolların olduğu için kaşif İspanyol bu toprakları İspanya krallığı adına alamıyor. 

 

Yerlilerle ilk karşılaşmalar aslında çok dostane bir şekilde olurken, zaman geçtikçe bu buluşmalar daha düşmanca bir hal alıyor. 

 

Brezilya ismini buraya özgü bir ağaçtan alıyor. 

 

Çok büyük bir alan olduğu için Portekiz Kralı buraya 15'e bölüyor ve 15 yönetici atayarak Kral adına bu bölgeleri yönetmesini emrediyor. 

 

1532’de Brezilya’da şeker ekimi başlıyor. Şekerle beraber o zaman kadar en çok ihrac edilen ürün olan tahta bir anda yerini şekere bırakıyor. Avrupa’da çok büyük bir talep alan şeker ürününün ekimi için Brezilya devasa şeker arazileri oluşturuyor. 

 

Bu ekim alanlarında ilk başlarda yerli köleler çalıştırılıyor. Fakat avcı toplayıcı olan bu kabilelerin ekim alanında istenilen performansı alamıyorlar ve Afrika’dan çok sayıda köle getirmeye başlıyorlar. Yerli nüfusunu da sadece odun kesme ve taşıma işlerinde çalıştırıyorlar. 

 

Portekiz bu sayede dünyada ki şeker üretimi ve ticaretinin tekelini elinde bulunduruyor ve hazinesini doldurarak dünyada ki en zengin imparatorluk haline geliyor. Bu konuda onunla sadece İspanya İmparatorluğu rakip olabiliyor. 

 

1550 - 1660 yılları arasında İspanya Portekiz vs Fransız Hollanda Koloni Savaşları başlıyor. Fransızlar, Hollandalılar hatta yer yer İngilizler Portekiz kontrolünde ki Brezilya’nın kuzey topraklarını korsanlar yardımıyla işgal ederek şeker ticaretinin ve üretiminin zenginliğinden pay almak istiyorlar. 

 

1695 - 1700 yılları arasında Brezilya’da altın olduğunun farkına varılıyor. Dolayısıyla çok büyük altın rezervleri hızlı bir şekilde talan edilmeye başlanıyor. Zaten Karayiplerde başlayan şeker üretimiyle bu ürünün ticareti ve üretiminde ki payını büyük ölçüde yitiren Portekiz, altının bulunmasıyla beraber bütün üretim gücünü bu madenleri bulmaya ve çıkarmaya yönlendiriyor. 

 

Madenler genel olarak ülkenin iç orta kesiminde, Minas Gerais ve Mato Grosso bölgesinde olduğu için ülkenin politik ve ekonomik merkezi bir anda Kuzey Doğu bölgesinden Güney Doğu bölgesine kayıyor ve 1763’te Rio de Janeiro başkent ilan ediliyor.

 

Bu altın dönem sadece 70 yıl sürüyor. Bütün altın madenlerini çıkaran Portekiz kralı , altın olmadığı için, şimdiye kadar var olan koruma vergisini Brezilyalı’lardan istemeye devam ediyor. Fakat yükseltilen vergileri  ödemekte Brezilyalılar zorluk çekiyor. 

 

Bu vergilerden sıkılan Brezilya Aristokrasisi 1789’da bağımsızlık mücadelesine girişiyor fakat bu mücadele Portekizliler tarafından bastırılıyor. 

 

1808’de Napolyon ordularının Avrupa’ya kök söktürdüğü dönemde, Napolyon’un Portekize doğru ilerleyişinde korkan Portekiz Kraliyet Ailesi tedbir amaçlı olarak Saraylarını Brezilyaya taşıyorlar. 1821’de ise Portekiz’de artan iç problemleri bastırmak için tekrar Lizbon Portekize dönüyorlar, fakat Brezilya’yı yönetmesi için Kral, oğlu Regent’i Brezilya’da bırakıyor.

 

Bir sene sonra, 7 Eylül 1822’de Prens Regent Rio İparanga Meydanında herkesin gözleri önünde göğsinden Portekiz armasını çıkarıyor, kılıcını çekiyor ve : ‘Ya Bağımsızlık Ya Ölüm’ diyerek Brezilya’nın bağımsızlığını ilan ediyor. 3 ay sonra da İmparator 1. Dom Pedro ünvanını alıyor. 

 

Brezilya Tarihinin en önemli çekirdeği

Kahve çekirdeğinin ilk defa Francisco de Mello adlı bir subay tarafından Fransız Guyanasından Brezilyaya 1800 yılında getirildiği tahmin ediliyor. Ve bu tarihten itibaren Kahve Brezilya tarihinde ve ekonomisinde çok önemli bir yer edinmeye başlıyor.

 

Kahve üretimi ve ticaretinde dünyada tekeli elinde bulunduran Brezilya çok büyük zenginlikler kazanıyor. Kahve pazarının cazibesine kapılan İngilizler kahvenin İngiltere’ye daha hızlı gelebilmesini sağlamak için 1850 - 1860 yıllarında iç kısımlardaki ekim alanlarından liman kentlerine doğru tren yolları yapmaya başlıyor ve 1868’de Santos - Sao Paulo tren hattını kullanıma açıyorlar. 

 

Kahve üretimi arttıkça köle sayısıda artıyor. 1825’de sadece Rio de Janeiro’da 26,000 olan köle sayısı 3 yıl sonra 44,000 oluyor. Brezilya’nın kahvede ki birincil pazarı olan Amerika Birleşik Devletleri köleliği kendi ülkesinde yasakladıktan sonra Amerika’da ki diğer ülkelere de köleliği kaldırmaları konusunda baskı yapmaya başlıyor. Amerikanın kahvesini almamaktan korkan Brezilya kademeli olarak köleliği kaldırmaya çalışıyor fakat içerideki Aristokratların direnciyle karşılaşıyor. 1829’da başlayan bu süreç bir çok kanlı başkaldırı ve 60 yılın ardından 1888’de tamamiyle ortadan kalkıyor. 

 

Bir sene sonra 1889’de askerler darbe yaparak Brezilya’da Monarşi dönemini bitirip Cumhuriyeti ilan ediyorlar. 

 

Cumhuriyet’te ilk yıllarında büyük çatışmalara sahne oluyor. Sao Paulo Kahve Oligarşisi ile Başkanın daha fazla güce sahip olmasını savunan Kurucularla karşı karşıya geliyorlar. 1891 de Deniz Kuvvetlerinin ayaklanıp ilk seçilmiş lideri indirip belirsizliğe son vermesiyle ülkenin tek bir merkezden değil yerel yönetimlerle yönetilmesine karar veriliyor.

 

Sütlü Kahve politikaları

Cumhuriyetin ilk yılları Mina Gerais süt ve hayvancılık oligarşisi ile Sao Paulo’nun kahve oligarşisinin dönüşümlü olarak yönettiği için bu yıllara Sütlü Kahve Politikaları denir. Bu yıllarda genel olarak Sao Paulo, Mina Gerais ve Sao Rio do Sul bölgelerine dikkat edilip ülkenin geri kalan eyaletlerine karşı daha da üst konuma getirilmiştir. 

 

19.yy da Brezilya’da birleşmiş bir ekonomik ağ ve gelişmiş bir iç market yoktu. Şehirli yeni Orta kesimler henüz politik hayatta yerlerini almamış, ekonomik genel olarak büyük toprak ağlarının etrafında kurulmuştu. Şekeri Karayiplere kaptıran Brezilya Kauçuğunda Uzak Doğu Asyanın bu konuda ki üstün performansı ile bu pazarda ki payını da kaybetmişti. 

 

Birinci Dünya savaşının çıkışı şehirli nüfus için bir dönüm noktası oldu. İttifakın artan üretim talebi ile kahve şekerin önemi iyicene azalmış diğer küçük endüstriyel ürünlerin üretimi iki kat artmıştı. Bu durumdan feyz alan şehirli orta kesim bankacısıyla, beyaz yakalısıyla tüccarıyla üreticisiyle politik hayatta daha faza söz sahibi olur oldular.

 

Bu yıllarda korumacılık politikaları başlıyor. 1922  - 1926 yılları arasında darbe yapan askerler toprak ağlarına karşı yeni sosyo eknomik reformlarla toplum yapısını modernleştirmeye çalışıyorlar.

 

1930’da kanlı bir şekilde devrim yapan Getulio Vargas dönemi başlıyor ve kendisi gerçek anlamda modern Brezilyanın Mimarı oluyor. İki dünya savaşı sırasında yönetimi ele geöerip sonra yapılan seçim ile devlet başkanı seçiliyor. İlk başta faşistlerle ittifak yapmasına rağmen faşistlerin Vargas’ın kesin anlamda faşist bir devlet yapısını oluşturmak istemediğini anlayınca Vargas’a desteklerini çekiyorlar.

 

Anti komünist olan Vargas komünizm tehlikesine karşı Olağanüstü hal ilan ediyor ve ülkeyi uzun yıllar öyle yönetiyor. Anayası lav ederek Yeni Devlet’i kuruyor. (Estado Novo)
Milliyetçilik, Endüstrileşme, Korumacılık, Merkezi Yönetim, Sosyal Refah Devleti, ve Popülizm, Baskıcı politikalar ve Anti komünizmin bu devşetin karakteristiği oluyor.

 

Her ne kadar Dünya Savaşı sonrası daha büyük özgürlükler sözü verse de 1945’te darbe ile indiriliyor fakat 1951’de tekrar, bu sefer seçim ile başkan oluyor.  Fakat enflasyon, yolsuzluklar ile sallanan iktidarı, 1954’te korumalarından birisinin bir gazeteciyi öldürdüğü skandalı ortaya çıkınca Vargas silahı ile intihar ediyor.

 

* 1956’da dönemin başkanı Kubitschek '50 yıllık gelişim 5 yılda' sloganı büyük bir atılım yapıyor. Ve Brasilia'yı yeni başkent ilan ediyor. 

* 1961 - 1964 Joao Goulart. 

* Sol - sağ çatışmasından dolayı 1964’te sağcı darbe oluyor. Fakat diğer Latin ülkelerinin aksine yerli üretim teşvik edilmeye devam ediyor.

Vargas dönemi başlayan ulusal üreticileri koruma politikaları 90'lı yılların başında bitiyor.

 

1985'te ilk kalıcı sivil hükümet: Tancredo Neves

1989 : Fernando Collor

1994 : Fernando Cardoso

2003 : Lula - İlk seçilen solcu başkan

BREZİLYANIN DEMOGRAFİK YAPISI

Brezilya’nın demografik yapısı oldukça renkli. Bir çok farklı etnik kültür, dini inanış ve milliyet birlikte yaşamaktadır:

 

  1. Avrupalı göçmenler: Özellikle İtalyan, Alman, İspanyol

  2. Büyük Portekiz nüfusu - Katolik çoğunluk

  3. Ortadoğulu göçmenler (Lübnan, Suriye, Filistin, Ermeniler, Yahudiler)

  4. Mulatalar: Anneve babasından biri siyah biri beyaz olan kişi. Ülkenin yaklaşık %50si

  5. Baianos: Ülkenin kuzey kesiminde bulunan Afro-Brezilyalılar. Bunlar genelde 16. - 19. yy da Angola ve Nijerya’dan gelmiş Afrikalıların Brezilya kültürü ile kaynaşarak ürettiği kimliğe sahipler.

  6. Brezilyalı Uzak Doğulular: Japon ve Koreli göçmenler

  7. Cariocas : Rio de Janeiro’lular

  8. Paulistanos : Sao Paulo’lular

 

Carioca ve Paulistanos arasında sıkı bir rekabet yada sataşma vardır. Cariocalar Paulistanolar tarafından genellikle tembel, hayatı oyun gören umursamaz insanlar olarak görürken, Paulistanolarda Cariocalarca sadece çalışmayı bilen, hayattan zevk almayı bilmeyen insanlar olarak tanımlanırlar. Bu tanımlamalar sadece karşısındakileri değil aynı zamanda kendillerini tanımlamalarına da yardımcı oluyor. 

 

Asıl farkları aslında Rio de Janeiro’nun ünlü sahillerinin gündelik yaşantılarının içine entegre olması sonucu oluşmuş aslında. Paulistano’lar da her ne kadar deniz kıyısını çok sevselerde onlar için hafta sonları bu tutkularını gidermek daha kolay oluyor. En yakında ki güzel plajlar (Ubatuba) yaklaşık 50 km uzaklıkta, ve bir çok Paulistano haftasonunu burada geçirmeye bayılıyor.

BREZİLYA MÜZİĞİ

Samba: Angola dans müziklerinden esinlenmiş olan Samba Brezilya’da ki bütün müzik türlerini etkilemiştir. 

 

 

Bossa Nova : Brezilya’nın kendine has ritmlerinin Amerikan Jazz müziği ile birleşmesi ile oluşan, Brezilya’yı ve müziğini uluslararası boyutta başarıyla temsil eden 60’larda ortaya çıkmış bir müzik türü. 

 

 

 

Tropicalismo : Bossa Nova, Rock n Roll, Bahia halk müziği ve Afrika müziklerinden etkilenerek yaratılmış genel anlamda bir sanat akımı. Aynı zamanda müzik türü.

Bize Ulaşın

Av. Honorio Pueyrredon 906,

Buenos Aires, Arjantin

Av. Diego Portales 283, 
Viña del Mar, Şili

TR Tel: +90 (539) 852 60 61

AR Tel: +54 9 11 5593 3345

CL Tel: +56 9 9181 9962

  • White Facebook Icon
  • White Twitter Icon
  • White Instagram Icon
  • Pinterest - White Circle
  • White LinkedIn Icon